İcra dosyasında adının geçtiğini öğrenen birçok kişi ilk anda büyük bir endişe ve paniğe kapılır. Telefon çalar, mesajlar gelir, bir yakınından "seni sormuşlar" haberi ulaşır. Bu zorlu süreçte insanlar çoğu zaman yasal hakları olduğunu bile düşünmez. Oysa Türk İcra ve İflas Hukuku, alacaklının haklarını koruduğu kadar borçluya da çok net sınırlar, güvenceler ve yasal korumalar tanır. Bu yazıda en sık karşılaşılan durumları tek tek ele alıyoruz.
Bilgilendirme Notu: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Kendi dosyanıza dair bir karar vermeden önce bir avukata danışmanız önerilir.
İcra Borcu Suç mudur?
Hayır. Borç, özel hukuktan doğan bir yükümlülüktür ve borcun ödenememesi tek başına bir suç oluşturmaz.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesi de bunu açıkça söyler: "Hiç kimse yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getiremediği için özgürlüğünden alıkonulamaz."
İcra kaydı olması sizi "sabıkalı" da yapmaz. İcra dosyası adli sicil kaydına işlenmez. Kredi notunuzu ve bankalarla ilişkinizi etkileyebilir ama ceza hukuku açısından bir kayıt oluşturmaz.
Israrlı Arama ve Mesajlara Karşı Ne Yapılabilir?
Alacaklının borçluyla iletişime geçmesi normaldir. Sorun, bu iletişimin baskıya ve tacize dönüştüğü yerde başlar. Gün içinde onlarca arama, gece yarısı gelen mesajlar, hakaret ya da tehdit içeren ifadeler bunun tipik örnekleridir.
Bu tür davranışlar somut olayın koşullarına göre Türk Ceza Kanunu'nun 123. maddesi kapsamında, yani kişinin huzur ve sükununu bozma suçu olarak değerlendirilebilir. Aramanın sıklığı, saati ve içeriği belirleyicidir. Hakaret veya tehdit varsa başka suç tipleri de gündeme gelebilir.
-
Delilleri Eksiksiz Saklayın Arama kayıtlarının ekran görüntülerini alın, gelen mesajları ve ses kayıtlarını silmeyin, arayan tarihleri ve numaraları not edin. Bir şikâyet ya da dava gerekirse elinizdeki en güçlü delil bu olacaktır.
Borç Bilgisi Anne, Baba, Eş veya İş Yerine Söylenebilir mi?
Borç bilgisi kişisel veridir. Alacaklı ya da tahsilat yapan kişi, borcunuzu anne babanıza, eşinize, komşunuza veya iş arkadaşlarınıza hukuka uygun bir dayanak olmadan anlatamaz. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) bu tür aktarımları sınırlar.
Burada da her olay kendi koşullarında değerlendirilir. Örneğin borçlunun kendisine ulaşılamadığı için yakınına "bu numarayı iletir misiniz" denmesi ile borcun miktarının ve detayının anlatılması aynı şey değildir. İkincisi ciddi sorun ve hukuki yaptırım yaratma ihtimali taşır.
"Yarın Eve Hacze Geliyoruz" Demek Hukuka Uygun mu?
Haciz, yalnızca icra dairesinin yetkili görevlileri eliyle ve kanundaki usule uyularak yapılır. Alacaklı, avukatı ya da bir tahsilat görevlisi kendi başına gelip eşyaya el koyamaz. Gerçekte planlanmış bir haciz işlemi yokken "yarın geliyoruz" diye korkutmak da baskı yöntemidir ve hukuka aykırılık oluşturabilir.
Böyle bir söz duyduğunuzda panik yapmadan dosyanızı UYAP üzerinden veya icra dairesinden kontrol edin. Gerçek bir haciz kararı varsa dosyada görünür. Ayrıca haciz sırasında bile her eşya haczedilemez. İcra ve İflas Kanunu'nun 82. maddesi, borçlunun ve ailesinin zorunlu ihtiyaç eşyalarını haczedilemeyenler arasında sayar.
Emekli Maaşı Haczedilir mi?
Kural olarak hayır. 5510 sayılı Kanun'a göre emekli aylıkları haczedilemez. Ama bu kuralın kanundan gelen istisnaları vardır:
-
Nafaka Alacakları Mahkeme kararına bağlı nafaka alacakları için emekli maaşına haciz konulabilir.
-
SGK'nın Kendi Alacakları Sosyal Güvenlik Kurumu'nun kendi prim ve alacakları kanuni istisna kapsamındadır.
-
Borçlunun Açık Muvafakati Borçlunun takipten sonra icra dairesine verdiği geçerli rıza halleri ayrıca incelenir.
Pratikte en çok tartışılan konu, emekli maaşının yattığı banka hesabına konan hacizdir. Hesabın niteliği, paranın kaynağı ve yargı kararları burada belirleyici olabiliyor. Böyle bir haciz varsa süreler çok kısa işlediği için itiraz ve şikâyet yollarını geciktirmemek gerekir. Bu konuda güncel Yargıtay uygulamasına bakılmalıdır.
Maaş Haczinde Ne Kadar Kesinti Yapılır?
Maaş ve ücret haczinde İcra ve İflas Kanunu'nun 83. maddesi devreye girer. Borçlunun ve ailesinin geçimi için gereken tutar ayrıldıktan sonra, haczedilecek miktar kural olarak maaşın dörtte birinden (1/4) az olamaz. Yani "maaşımın tamamına el konulur" korkusu hukuki bir karşılık taşımaz.
Aynı maaş üzerinde birden fazla haciz olabilir. Bu durumda hangisinin önce geldiği, toplam kesinti oranının ne olacağı dosyaların durumuna göre belirlenir. Maaşınız kesiliyorsa hangi dosya için, hangi tutarda kesildiğini işverenden ve icra dairesinden öğrenmeniz mümkündür.
Borç Ödenmediği İçin Hapis Cezası Verilir mi?
Sadece borcu ödeyemediğiniz için hapse girmezsiniz. Ama bu konuda bilinmesi gereken çok önemli bir istisna vardır: Taahhüdü İhlal ve Tazyik Hapsi.
İcra dosyasında, usulüne uygun biçimde ödeme taahhüdünde bulunan bir borçlu bunu haklı bir sebep olmadan yerine getirmezse, şartları oluştuğunda İİK'nın 340. maddesi uyarınca üç aya kadar tazyik hapsi söz konusu olabilir.
Tazyik hapsi bir ceza değil, borcun ödenmesini sağlamaya dönük bir baskı aracıdır ve borç ödendiğinde sona erer. Yine de ciddiye almak gerekir. İcra dairesinde ya da alacaklıyla imzalanan bir ödeme sözü verirken taksitleri gerçekten karşılayabileceğinizden emin olun. Gücünüzün yetmeyeceği bir plan imzalamak, çözüm gibi görünse de sizi asıl riske sokabilir.
Takip Başladığında İlk Ne Yapmalı?
İlamsız takipte size bir ödeme emri gelir. Borca itiraz edecekseniz, bunun için tebliğden itibaren yedi (7) günlük süre vardır. Bu süre kaçarsa borç kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. Borcun tamamını ya da bir kısmını kabul etmiyorsanız, ödeme emrini aldığınız gün süreyi takvime yazmak gerekir.
Ödeme emrini almadıysanız ya da tebligatın usulsüz yapıldığını düşünüyorsanız durum farklı işler. Tebligat usulsüzlüğü çoğu zaman sonucu değiştirir. Evrakı elinizde tutun ve dosyayı UYAP'tan takip edin.
Her Dosyanın Koşulları Farklıdır
Takibin ilamlı mı ilamsız mı olduğu, alacağın türü, dosyanın hangi aşamada bulunduğu ve borçlunun mal varlığı sonucu değiştirir. Bu yazıdaki bilgiler genel çerçeveyi anlatır. Kendi dosyanıza dair bir karar vermeden önce, özellikle itiraz süresi, haciz şikâyeti ya da ödeme taahhüdü söz konusuysa, dosyayı bir avukata göstermeniz doğru olur.
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. İcra dosyalarınızın takibi ve hak kayıplarının önlenmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.